Tiyatro yaşamın aynasıdır... Ana Sayfa
Forum Anasayfası Forum Anasayfası >3 - BAYRAMLARIMIZ VE ÖZEL KUTLAMALARIMIZ >Dünya Tiyatro Günü
  Yeni Mesajlar Yeni Mesajlar
  SSS SSS  Forumu Ara   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş

Kilitli ForumDünya Tiyatro Günü 2012 Bildirileri

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
Yazar
Mesaj Tersinden sırala
  Konu Arama Konu Arama  Konu Seçenekleri Konu Seçenekleri
mgerdan Açılır Kutu Gör
Yönetici
Yönetici


Kayıt Tarihi: 15.Eylül.2008
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 267
  Alıntı mgerdan Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Konu: Dünya Tiyatro Günü 2012 Bildirileri
    Gönderim Zamanı: 26.Mart.2012 Saat 19:01
http://www.evetbenim.com/haber/haberdetay/16064-Dunya_Tiyatro_Gunu_50._Yil_Bildirisini_John_Malkovich_Yazdi....html

Tarih : 16.03.2012 00:05:04
Dünya Tiyatro Günü nün 50. yıldönümünde, UNESCO ya bağlı Dünya Tiyatro Enstitüsü(ITI) nün benden bildiri hazırlamamı istedi; bundan onur duydum. Buradan tiyatro çalışanı arkadaşlarıma ve eşe dosta kısaca sesleneceğim.

Her yıl yayımını merakla beklediğimiz 27 Mart Dünya Tiyatro Günü bildirisini; 2012 Yılı için John Malkovichyazdı. Ayrıca, ilki 1961 yılında uygulanmaya başlanan bildiri yayımlamanın bu yıl 50. yılı olma gibi bir özelliği var. "Dünya Tiyatro Günü. 50. Yıldönümü Bildirisi" nin çevirisini bizler için Arda Arel yaptı. evetbenim sitemiz olarak tüm sanatçıların ve sanatseverlerin 27 Mart 2012 Dünya Tiyatrolar Günü'nü kutlar, tiyatro dolu günler dileriz...

Dünya Tiyatro Günü 50. Yıldönümü Bildirisi

Dünya Tiyatro Günü’nün 50. yıldönümünde, UNESCO’ya bağlı Dünya Tiyatro Enstitüsü(ITI) benden bildiri hazırlamamı istedi, bundan onur duydum. Buradan tiyatro çalışanı arkadaşlarıma ve eşe dosta kısaca sesleneceğim.

Dilerim ki; çalışmalarınız etkili ve özgün olsun. İçten, dokunaklı, düşündürücü ve eşsiz olsun. İnsan olmanın anlamını düşünmemizde bize yardımcı olsun; düşüncelerimizi yürek gücü, samimiyeti, açık sözlülüğü ve zarafetiyle kutsasın. Dilerim; yoksulluk, sansür ve Nihilizm gibi kesinlikle karşılaşacağınız birçok sıkıntının üstesinden gelirsiniz. Umarım bütün bu güçlüklerin içinde, yeteneğinizle ve titizliğinizle bizlere insan kalbinin atışını öğretirsiniz; tevazu ve ilgiyle de bunu ömür boyu tüm işlerinizde başarırsınız. Ve dilerim en iyileriniz -çünkü ancak en iyileriniz ve onlara da pek nadir ve kısacık bir süre için olacaktır- soruların en temeli olan ‘Nasıl yaşıyoruz?’ sorusunu bir çerçeveye oturtmayı başarır. Tanrı yardımcınız olsun.John Malkovich

Çeviri: Arda AREL

Message of the 50th anniversary of World Theatre Day"I'm honored to have been asked by the International Theatre Institute ITI at UNESCO to give this greeting commemorating the 50th anniversary of World Theatre Day. I will address my brief remarks to my fellow theatre workers, peers and comrades.

May your work be compelling and original. May it be profound, touching, contemplative, and unique. May it help us to reflect on the question of what it means to be human, and may that reflection be blessed with heart, sincerity, candor, and grace. May you overcome adversity, censorship, poverty and nihilism, as many of you will most certainly be obliged to do. May you be blessed with the talent and rigor to teach us about the beating of the human heart in all its complexity, and the humility and curiosity to make it your life's work. And may the best of you - for it will only be the best of you, and even then only in the rarest and briefest moments - succeed in framing that most basic of questions, "how do we live?" Godspeed." John Malkovich

John Malkovich: Biyografi9 Aralık 1953′de Illinois’de doğan John Malkovich entelektüel bir ailede yetişti. Lisede atletizm ile ilgilendi. Daha sonra Eastern Illinois Üniversitesi’ne katıldı ve arkadaşı Gary Sinise ile Chicago’da Steppenwolf Tiyatrosunun kuruluşuna yardım etti. Yedi yıl sonra Sam Shepard’ın “True West” oyunuyla Obie ödülü kazandı. Daha sonra Dustin Hoffman’la Arthur Miller’ın “Death of a Salesman” oyununu canlandırdı. Aynı eserin televizyon uyarlamasındaki performansıyla ‘Emmy Ödülü’nü kazandı. “Places in the Heart” filminde bir körü canlandırdı ve Akademi Ödülüne aday gösterildi. Aynı yıl “The Killing Fields”de başrol oynadı. Asıl büyük çıkışını “Dangerous Liaisons” filmindeki Vicomte de Valmont karakteriyle yaptı. Clint Eastwood’un “In the Line of Fire”ında cani bir suikastçi, Joseph Conrad’ın “Heart of Darkness” romanının televizyon uyarlamasında ise modern dünyadan vahşi doğasına kaçan albay Kurtz karakterlerini canlandırdı. “The Portrait of a Lady”, “Mary Reilly” gibi seçkin filmlerde ve kendisini canlandırdığı Spike Jonze filmi “Being John Malkovich”deki performanslarıyla sinema dünyasının en büyük oyuncularından birisi olduğunu kanıtlayan Malkovich, tüm karakterlere yüklediği soğuk ve itici havasıyla tanınır.


Haber Kaynak: http://www.world-theatre-day.org/en/index.html Çeviri ve araştırma: Arda AREL/ Dünya Tiyatro Günü 50. Yıldönümü BildirisiFotoğraf: google web
*********************************************************
27 Mart Dünya Tiyatro Günü Ulusal Bildirisi
27 Mart Dünya Tiyatro Günü Ulusal Bildirisi.

Tiyatro Öldü!...
Son yıllarda insanı usandıracak kadar sık tekrarlanan bir söz bu…
“Miadını doldurdu tiyatro, öldü!..”
Eğer öyle ise, gerçekten de iddia edildiği gibi öldüyse tiyatro, bugün Dünya Tiyatro gününü kutlamak yerine yasını tutalım tiyatronun…
Oyunları seyretmekten vazgeçip alalım kazmaları, kürekleri elimize ve bir mezar kazalım tiyatroya, şöyle görkemli, geçmişine yakışır bir anıt mezar…
Başta bütün zamanların en iyi yazarı W. Shakespeare olmak üzere bütün oyun yazarlarını, oyunları, oyuncuları, rejisörleri, dekor, kostüm, ışık tasarımcılarını, sahne arkası teknisyenlerini topluca gömelim bu mezara…
Ve hazır elimizdeyken kazmalar, kürekler, tiyatro salonlarını da yıkalım. Yıkamadıklarımızı da çürümeye terk edelim ki oynanmasın içinde seyircinin aklını çelip onları fitneye, fesada teşvik eden oyunlar…
Yerle yeksan olsun daha çok özgürlük, daha çok demokrasi talepleri. Barış ve adalet özlemleri… Merhamet ve vicdan çağrıları, çığlıkları kalsın o enkazın altında ve işitilmesin.
Tiyatro sanatının piri Shakespeare’nin 66. Sonet’inde dediği gibi;
“Çiğnensin inancın en seçkini
Mutluluktan nasibini almasın geniş halk kitleleri
Ayaklar altına alınsın insan onuru
O kız oğlan kız erdem dağlara kaldırılsın
Ezilsin hor görülsün el emeği göz nuru
Ödlekler geçsin başa mertlik bozulsun
Ve korkup dilini bağlasın da sanat
Çılgınlık sahip çıksın düzene
Doğruya doğru diyenin eğriye çıksın adı
Kötüler kadı olsun Yemen’e…”
Mısır’a, Tunus’a, Libya’ya, Suriye’ye.
Yıkılsın yok olsun tiyatroyla birlikte yerel kültürler her ulusun, her etnik grubun kendi değerlerini tiyatronun ortak, evrensel değerleriyle buluşturarak insanlığa sunma ve savunma hakları…
Bir tek, dünyayı bir satranç ustası gibi kendi çıkarlarına göre biçimlendiren egemenlerin tekelindeki o ucuz, sığ ve kof kültür yürütsün hükmünü, televizyonlarda, sinemalarda, kitapçı vitrinlerinde, DVD raflarında.
Popülerin bir narkotik gibi bizi uyuşturup aklımızı başımızdan alan o yapay keyfiyle sermest olup unutalım insanlığın selameti adına unutmamamız gerekenleri.
Unutalım tiyatroyu,
Hayatı…
İnsanı,
Ve insanca olanı unutalım…
Bırakalım kıyametini yaşasın dünya…
Ve kıyametten sonra da dönmeye devam etsin bu mavi gezegen uzayın sonsuz karanlığında..
İçinde, bu kıyamet oyununu anlatacak hiçbir oyuncunun olmadığı hüzünlü bir tiyatro dekoru gibi…

KENAN IŞIK
Sanatçı

*************************************************************

2012 YDÜ “27 Mart Dünya Tiyatro Günü“ Bildirisi
Yazarı, yönetmeni, dekor, ışık ustaları, teknisyenleri, sahne gerisi çalışanları ve sözcüklere anlam yükleyerek onlara can veren, adeta yaşayan karakterler haline getiren oyuncularıyla, zor ve meşakkatli bir sanattır tiyatro...


Okunma Sayısı: 10123-03-2012 11:32

Büyük düşünce, duygu ve tutku adamı Nietzsche’nin Zerdüşt’ü, ruhundaki değişimleri tamamladıktan sonra, bir sabah tanın ağarmasıyla kalktı, güneşin karşısına geçti ve ona şöyle seslendi:

‘’ Ey güneş, ey büyük yıldız! Aydınlattıkların olmasaydı, neye yarardı aydınlığın, nice olurdu senin mutluluğun?...’’

Evet, biz oyuncular da, seyircisiz, doyuma ulaşıp mutlu olamazdık. Onlar olmasa sahneden yansıtılan ışık neye yarardı?

Yazarı, yönetmeni, dekor, ışık ustaları, teknisyenleri, sahne gerisi çalışanları ve sözcüklere anlam yükleyerek onlara can veren, adeta yaşayan karakterler haline getiren oyuncularıyla, zor ve meşakkatli bir sanattır tiyatro.

Televizyon dizilerinde, sinema filmlerinde olduğu gibi önceden kaydedilerek sunulmaz. Sahnede anında gerçekleştirilen canlı yayındır. Hata kabul etmez. Tiyatro oyunlarının kamerası seyircilerdir. Sahne sanatları için seyirci çok önemlidir. Ama nasıl bir seyirci? Buna şöyle bir örnek verebiliriz:

Londra’da çok değerli bir aktör, Shakespeare’in III. Richard oyunundaki Richard karakterini canlandırıyormuş. Can alıcı sahnelerden biri olan final sahnesinde Richard, yenilgi ve ölümle yüz yüze kaldığında, kaçmak ister ama bir ata ihtiyacı vardır. Çaresizlik içinde haykırır… ‘’ Bir at !. Bir ata krallığım!. Krallığıma karşılık bir at!. ‘’Tam o sırada seyircilerden biri, ‘’ eşek olsa olmaz mı? ‘’ diye bağırır. Salonda soğuk bir hava eser, sessizlik olur. Richard’ı oynayan aktör, sessizliği bozar ve sesin geldiği yöne doğru; ‘’Olur tabi, gel sahneye’’ der.

Tiyatronun, duyarlı seyirciye ihtiyacı vardır. Şaklabanlıktan, şarlatanlıktan, soytarılıktan, ucuzluk ve bayağılıktan zevk alan seyirci tiyatro seyircisi olamaz.

Tiyatro; kaliteli düşünüp, kaliteli yaşamamız için bir köprüdür, orkestra gibi, bale gibi, opera gibi…

Estetik kaygısı vardır. Dili doğru konuşmanın da aracıdır.
Sayın seyirciler; tiyatro, sizlerle bir bütündür. Gerçek sanat her zaman yukarı çıkmaktır, hiç inmeden. Bu çıkışta bize el verin, hep birlikte ‘’ YAŞASIN TİYATRO ‘’ diyelim.

Saygılarımla…

Cihan Ünal
YDÜ
Sahne Sanatları Fakültesi
Öğretim Görevlisi
*********************************************************************************
2012 Tiyatro Günü Bildirisi - Türkiye Tiyatrolar Birliği - Erhan Gökgücü
24 Mart 2012 Cumartesi, 11:48 · tarihinde Orçun Masatçı tarafından eklendi
Birliğimiz adına daha önce Turgay Tanülkü, Temel Demirer ve Orçun Masatçı'nın yazdığı Tiyatro Günü Bildirisini bu yıl Erhan Gökgücü kaleme aldı.

Türkiye Tiyatrolar Birliği 2012 Dünya Tiyatro Günü Bildirisi - Erhan Gökgücü

Tiyatronun kitlelerüzerindeki etkinliğini 21. yüzyılı yaşadığımız şu dönemde kim yadsıyabilir?Yalnızca insanoğlunun içinde yaşadığı Dünya’yı yorumlamasını, sorunlarıirdelemesini, çözüm yolları aramasını istemeyenler ve kısa erimli çıkarlarıiçin onların izdüşümünde yürüyenler. Bu saydıklarım için tiyatro,güdülebilecekleri uyaran mekanizmalardan biridir çoğu kere. Çünkü sanatınmuhalefet gücünden rahatsız olurlar. Hele tiyatro gibi büyük bir kompozisyonunmuhalefet gücünden…
Hep merak etmişimdir;birileri kalkıp ülkeleri yönetenler üzerinde bir anket düzenlese, son birkaçyıl içinde kaç kez tiyatroya gittiklerini sorgulasa nasıl bir sonuca ulaşırdıacaba?
Tiyatro Tarihikitaplarının sayfalarını şöyle bir karıştıralım. O koca Roma İmparatorluğuAntik dönemden miras aldığı tiyatro hareketini neden salt bir eğlence olgusunadönüştürdü? Kitlelerin uyanmasını istemediği için mi? Kilise önce aşağıladığı,engellediği tiyatroyu neden yeniden şekillendirerek Hristiyanlığı yayma,pekiştirme aracına dönüştürdü. Tiyatronun politik gücünü keşfettiğinden mi?Nasyonal sosyalizm neden sanatı tek boyutlu bir hale dönüştürmeye sıvandı?
Bugün kapitalizmtiyatro sanatını bir meta olarak görmekeğiliminde. Suya sabuna dokunmayan ya da yalnızca parmaklarının ucunu ıslatarakellerini yıkarmış görüntüsü veren bir tiyatro anlayışından yana. Duygusalkomediler, farslar, vodviller, bulvar komedileri, revüler, tiyatronun zorşartlar içinde var olabilmesi için zorunluluk kisvesine bürünmekte. Biçimselkaygılar özün önüne geçiyor. Ve böylece sanatın muhalefet gücü eritiliyor. Oysa yaşamımızdaki her eylem ya politik biramaç taşır ya da genelde sürdürülen bir politikadan herhangi bir şekildeetkilenir. Bu gestus kendiliğinden oluşabileceği gibi; düşünülerek, yorumlanarakve iradi bir şekilde de yaşamımızı yönlendirebilir.
İnsanlık tarihihiçbir yüzyılda acılardan, kandan, baskıdan, ötekileştirmelerden kurtulamadı. Umutlarhep geleceğe kaydı. Sanat, özellikle tiyatro sanatı daha iyi, daha yaşanabilirbir Dünya için, insanoğlunun değişebilirliği için önemli bir etken. Şimdi biran düşünelim; gerek Dünyanın, gerek ülkemizin yakın geleceğinde ışıklı, umutsaçan günler görebiliyor muyuz? Göremiyorsak, günümüzü yaşamanın ötesinde birşeyler yapmanın zamanı gelmiştir. Oyun yazarları, yönetmenler, oyuncular, tasarımcılar,sizlere sesleniyorum: Tiyatroya tarihsel, soylu misyonunu yeniden ve yenidenkazandırmanın zamanı gelmedi mi?

erhan gökgücü
oyun yazarı-rejisör
Türkiye Tiyatrolar Birliği 2012


Düzenleyen mgerdan - 26.Mart.2012 Saat 19:01
Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums® version 9.50 [Free Express Edition]
Copyright ©2001-2008 Web Wiz

Bu Sayfa 0,391 Saniyede Yüklendi.