Tiyatro yaşamın aynasıdır... Ana Sayfa
Forum Anasayfası Forum Anasayfası >7 - DİĞER KÜLTÜR VE SANAT DALLARI >Kitaplar
  Yeni Mesajlar Yeni Mesajlar
  SSS SSS  Forumu Ara   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş

Kumral Ada Mavi Tuna Buket Uzuner

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
Yazar
Mesaj
  Konu Arama Konu Arama  Konu Seçenekleri Konu Seçenekleri
Sinan Açılır Kutu Gör
Yönetici
Yönetici


Kayıt Tarihi: 22.Eylül.2008
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 96
  Alıntı Sinan Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Konu: Kumral Ada Mavi Tuna Buket Uzuner
    Gönderim Zamanı: 26.Eylül.2019 Saat 09:56
Kumral Ada Mavi Tuna
Buket Uzuner


Muzaffer Akar Kumral Ada Mavi Tuna'yı inceledi.
@nahira•21 Mar 2018•Kitabı okudu
500 syf.
•9/10


Edebiyatı sevdiğim kadar türküleri de severim ve nasıl romanları okurken anlatılanı yaşarsam içimde, türküleri de dinlerken yaşarım. Ne der türküler bilir misiniz? Deli gönlüm der, sevda der, sıla der, hasret der, ölüm der ve ille de ayrılık der. O ayrılık ki dertlerin en çaresizi en onulmazı ve en kahpesi...

Bu romanda okuduğumuz da Mavi Tuna ile Kumral Ada’nın türküsüdür. Öyle bir türküdür ki bu, müziğini duyan kah kalkıp oynar kah oturup ağlar. Asla tam ayrılmayan ama tam kavuşamayan ve ne yapsa nereye gitse aklı diğerinde kalan sevdalıların türküsüdür bu. Seven sevdiğine kavuşamadıktan gayrı, koynuna girip murat alıp murat vermedikten gayrı, yaşamak neee ölmek neee-sinin türküsü. Bu derdi çekene zor ya, çekene Allah kolaylıklar versin.

Roman kahramanı ve çoğu yerinde anlatıcısı Tuna, bir sabah uyandığında ülkede iç savaş başladığını öğrenir ve sefer görev emri gereği askere alınır. Aynı sabah gazetelerde sevdiği kadının, birisini öldürdüğü haberi de vardır ki bunun için sürekli askerden kaçıp o kadına yardım etmeyi amaçlamaktadır. Romanda bu askeri ortamda yaşayan Tuna’nın ruh dünyasından geriye dönüşlerle Tuna ve Ada’nın, İstanbul’un en güzel yerlerinden birisi olan Kuzguncuk’ta geçen çocukluk ve gençlikleri, aileleriyle birlikte anlatılmaktadır. Tuna’nın yaşadığı bu durum bir türlü uyanamadığı bir kabus mudur ya da acımasız hayatın kendisi midir ilerleyen sayfalarda öğrenilecektir. Yazarın hikayesini hemcinsinin bilincinden anlatması kolayken Buket Uzuner bunu yapmayıp erkek bilinciyle olayları anlatarak zor olanı başarmış ve esasen bir çok psikolojik mevzuyu da yazımına eklemiş. Aşk ağlatır, dert söyletir derler ya bu hikayede yaşanmışlık var mı diye çok merak ettim. Roman karakterlerinin ünlü bir aileye çok benzerliği olsa da yazar tüm anlatılanların kurgu olduğunu söylemiş.
Bu güzel öykünün içinde harmanlanmış, aydın kesimin tartıştığı bir çok sosyolojik olgunun içine okuyucu çekilerek bu olguların düşünmesi sağlanmış olsa da aslında yazarın anlatmak istediği bu sosyolojik olaylar ve ülkedeki iç savaş üzerinden insanın kendi iç dünyasında yaşadığı savaştır. Hangimiz bu duygu durumunu yaşamayız ki? Çocukluk anılarımız, değer verdiklerimiz ve sevdiklerimizle bilincimizdeki kocaman “acaba”lar hangimizde yok ki?
Naif ve bir o kadar da duru bir anlatımla yazılmış romanı okurken kimi zaman buruk, kimi zamansa dolu dolu bir gülümseme olacak okuyucunun dudaklarının kenarında. Okuyucu, roman karakterlerinin canlılığına kanıp onlarla dost olacak ve anlatımın samimiliğine kapılarak kendine dert edecek yaşananları. Ve bir çok satır arasında canlanacak kendi çocukluk ve ilk aşk anıları.

Çalıştığım şirkette düzenlediğimiz okuma grubu olarak seçtik bu kitabı ve toplantısını da Kuzguncuk’ta kahvaltıda yapmayı planladık ama olmadı. Ağır kitaplardan bunalan zihinlere iyi gelecektir bu okuma.

Kitap bitince dilime takılan türkü ise Kırıkkale/ Keskin’den.

Allı durnam bizim ele varırsan
Şeker söyle kaymak söyle bal söyle
Gülüm gülüm kırıldı kolum
Tutmuyor elim durnalar hey
Ah gülüm gülüm yar gülüm gülüm
Kız gülüm gülüm durnalar hey
Eğer bizi sual eden olursa
Boynu bükük benzi soluk yar söyle...

Muzaffer Akar

Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums® version 9.50 [Free Express Edition]
Copyright ©2001-2008 Web Wiz

Bu Sayfa 0,105 Saniyede Yüklendi.