Tiyatro yaşamın aynasıdır... Ana Sayfa
Forum Anasayfası Forum Anasayfası >4- SİZE ÖZEL >R.Sinan AKBAŞAK Yazıları
  Yeni Mesajlar Yeni Mesajlar
  SSS SSS  Forumu Ara   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş

DİNLEMEYİ BİLEBİLMEK

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
Yazar
Mesaj
  Konu Arama Konu Arama  Konu Seçenekleri Konu Seçenekleri
terapist Açılır Kutu Gör
Yönetici
Yönetici
Simge

Kayıt Tarihi: 01.Ocak.2007
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 1806
  Alıntı terapist Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Konu: DİNLEMEYİ BİLEBİLMEK
    Gönderim Zamanı: 05.Ocak.2009 Saat 00:13

   TÜM YAZILARIM ; BANA EMEK HARCAYAN HOCALARIMIN İZLERİNİ TAŞIR..TEK TEK SAYMAYA KALKSAM KAZARA ATLADIĞIM BİR ‘’USTA’’ MA HAKSIZLIK OLUR. ANCAK ASLA ALDIKLARIMI ZİYAN ETMEDİM ..YOĞRULDUM GELİŞTİM YOĞURMAYA ÇALIŞTIM.. ÇALIŞIYORUM YAŞAYANLARA SAYGILAR KAYBETTİKLERİME RAHMET OLSUN

                            

                    DİNLEMEYİ BİLEBİLMEK

 

 Konuşma karşılıklı yapılan bir eylemdir.Başka bir deyişle  konuşma eyleminde bir konuşan bir de dinleyen kavramı vardır.Genellikle konuşan daha etkin konumda gibi gözükür,ancak konuşmacı uygun yada ilgili dinleyici bulamadığında  konuşma  eylemi taraflarından birini kaybederek eylem olmaktan çıkar.

           Yıllar evvel konuşma eğitimi derslerimize giren hocam Toron Karacaoğlu ilk konuşmasına  “ iyi dinleme olmadıkça iyi konuşmaya olanak yoktur” sözleriyle başlamış ve daha bu ilk sözleriyle beni müthiş etkilemişti..Derslerimizin neredeyse tamamında Toron hocam konuştu bizler dinledik, dinledikçe ustaya ulaşmanın yolunun önce dinlemek ve ayrıcada onu çok iyi gözlemlemek olduğunu anlamıştık çünkü,kelimelerdeki ustalığının yanında gözlerini ellerini ve tüm bedensel devinimlerini de malzeme olarak kullanıp  dinleyeni etkisi altına alıp tüm aktardıklarının kaydedilmesini sağlayan bir sistem oluşturmuştu.

            Yapılan incelemeler sonucunda insanların pek çoğunun daha az konuşma daha çok dinleme durumunda bulunduğunu ortaya çıkmıştır.Eğitim ve öğretim süresince geçen yıllar bu gerçeği  yeterince belirtir. Eğitim ve öğretimin başlıca iki yolu okumak ve dinlemek ise de pek çoğumuz okumayı da dinlemeyi de hiçbir zaman gereği kadar öğrenmediğimiz bir gerçektir.Sınavlardaki başarısızlıklarımız okumada ve dinlemedeki yetersizliklerimizin acı yansımalarıdır.Okuma becerilerinin geliştirilmesi konunun uzmanlarınca ve  dinleme becerisi kazandımayı da kapsayan kurslarla verilmelidir.Hocamı saygıyla anarken bir kez daha  söylemek istiyorum:iyi dinleme olmadıkça iyi konuşmaya olanak yoktur.Bu nedenle iyi dinlemeyi öğrenmek hepimizi çok yakından ilgilendirmektedir.

              İletişim her zaman konuşanla dinleyen arasında bilgi beceri tutum ve davranış yönünden bir etkileşimi gerektirir.Eğer bu yönde  konuşanla dinleyenden birinde bir eksiklik bir yetersizlik gözükürse etkileşim sağlanamaz .Böyle bir durum yaşandığında  dostluklar zayıflar,sevdalar tükenir, öğrenme ,öğretme kavramları kaybolur,gözlerdeki pırıltı ,yaşamdaki keyif,tendeki can yok olur. Kavgalar çıkar savaşlara dönüşür,şiir yazan şarkı söyleyen,resim yapan.. ya silah yapan olur ...yada silahın yok ettiklerinden....    neden ? anlatamadığımızdan  yada anlayamadığımızdan. Aslında bu konuda hiç  bir ön yargı taşıdığımızı düşünmüyorum.Yani elimizden gelen her şeyi yapıyoruz anlaşılmak yada anlatmak uğruna da neden sonuç pek parlak değil.belki de kendi kendimizle bile yeteri kadar konuşmayıp kendimizi  bile   yeteri kadar dinlemeyip ,dinlermiş gibi yapmayı daha çok sevdiğimizdendir  kim bilir

               Tiyatro eğitiminin temel taşlarından bir bölüm de konuşabilme ve dinleme  eğitimidir.Beykoz vakfı tiyatro bölümü öğrencileri her sınıfta bu eğitimi sürekli olarak alırlar.Ve neticede konuşabilen, konuştuğunu anlatabilen  dinleyebilen ,dinlerken dinlediğini ilgilendiğini ,anladığını yada anlamadığını belirtebilen,konuşanın görsel ve işitsel dilini  dikkatle izleyen uyanık ve zeki bir dinleyici ,değerlendiren ama yönlendirilmeyen, kısacası öğrenen ama hiçbir art niyete köle olmayacak kadar çok bilgisini kullanabilen sağlıklı bireyler olmaktadırlar

               Sevgili dostlar hepinizin bildiği bir gerçeği tekrarlayarak sözlerimi bitireyim.Lütfen unutmayınız;”İşitmek dinlemek değildir” Kulağımızla işitiyor olabiliriz ama gerçekte zihnimizle  hatta  gönlümüzle dinleyelim..

                Dinleyen dinlenen dost olmanız, dostlarınız olması dileklerimle.

                                                                                                     

 

                                                                                                     R.SİNAN AKBAŞAK

Bu yazım çeşitli tarihlerde Ulusal ve yerel basında yayımlanmış ve çeşitli sunumlarda tarafımdan kullanılmıştır.Günümüzde geçerliliğinden hiç bir şey kaybetmediğimi düşündüğüm ve bazı küçük değişiklerle yeniden paylaşmak istedim..

 

 ne derler..

Anlatan Alim,dinleyen Arif ola

Uzun sözü kısa etmek gerek

Sürç-ü lisan ettiysek affola

Yukarı Dön
aleyna Açılır Kutu Gör
Yeni Üye
Yeni Üye
Simge

Kayıt Tarihi: 08.Kasım.2008
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 18
  Alıntı aleyna Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 20.Ocak.2009 Saat 14:08
Hocam bütün yazıları okuyayım dedim dediklerinizde haklısınızLOL
Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums® version 9.50 [Free Express Edition]
Copyright ©2001-2008 Web Wiz

Bu Sayfa 0,063 Saniyede Yüklendi.