Tiyatro yaşamın aynasıdır... Ana Sayfa
Forum Anasayfası Forum Anasayfası >13- PAYLAŞMAK İSTERMİSİNİZ.. >Anılar
  Yeni Mesajlar Yeni Mesajlar
  SSS SSS  Forumu Ara   Kayıt Ol Kayıt Ol  Giriş Giriş

ÇOCUK ADAM

 Yanıt Yaz Yanıt Yaz
Yazar
Mesaj
  Konu Arama Konu Arama  Konu Seçenekleri Konu Seçenekleri
Sinan Açılır Kutu Gör
Yönetici
Yönetici


Kayıt Tarihi: 22.Eylül.2008
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 26
  Alıntı Sinan Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Konu: ÇOCUK ADAM
    Gönderim Zamanı: 22.Eylül.2008 Saat 01:13

   

                                     ÇOCUK ADAM

 

       Yıllardan 1970, belki bir sonrası.. Dört çocuklu bir ailenin ikinci çocuğu olan öykünün kahramanı 16 yaşında lise 2 ye geçmiş. Kendini çalışmaya, aileye katkıda bulunmaya zorunlu hissediyor. Yaşıtlarının eğlence planlarına biraz buruk bakıyor, gönlü istemiyor değil, ancak kendine göre kendi, büyük ve sorumlu… Çünkü o bir ‘’Çocuk Adam’’

  Akbaba Köyü’ndeki bir cam fabrikasına başvuruyor. Ancak küçümsüyorlar, çocuk adamı… Israr ediyor, başaracağına inandırıyor, işe alıyor ve soğutmacı yapıyorlar. Geçiyor soğutma bandının çıkışına… Burası cam mamullerinin yavaş yavaş soğutularak patlamasının engellendiği bir bölüm. Birileri diğer uçtan kıpkırmızı avize camlarını koyuyor, iki saat sonra çocuk adam diğer uçtan topluyor, istifliyor, ama hala çok sıcak ve keskin, elleri yırtan köşeleri var.

  İlk mamul iki saat sonra çıktığından o iki saat sonra işbaşı yapıp iki saat sonra paydos ediyor. Yani küçük adamın son  iki saati yalnızlık… Yalnız ve sıcak… Çok sıcak… Yapış yapış sıcak… Boynundaki havlu terini silmeye yetmiyor. Havlu yedekli… Biri fırının karşısında kururken diğerini kullanıyor. Ter  gözlerine tuzlu tuzlu iniyor. Gönlünde biraz isyan var, “bırak” diyor şeytan,  “bırak git ! Ne var çocuk adam olacak! Sen ‘’çocuk çocuk’’ olsana … ” Fırından mal gelmeye devam ediyor.. Alsana ..hey düşüyor alsana…laf işiteceksin..üç kuruş yevmiyenden kesecekler kırılanı.. haydi toparlan.., sen hem çocuksun, hem çocuk adam..boş ver ellerindeki onlarca kesiği..hayat denilen film oynuyor..sen orada figüransın çocuk adam.

   Sıcak sarı ve yapışkan ve laubali aksa da teri, engelleyemiyor hayalleri. Liseyi bitirecek, gönlüne tiyatro girmiş ama aklında mimarlık var. Paralar kazanacak, ,çocukları yaz tatillerinde çalışmayacak, çocukluk yapacaklar, nazlı rüzgarlara sırtını verecek uçurtmaları, bisikletlerinin tellerine renkli boncuklar dizecekler, büyüyecekler… ’’adam gibi adam’’ olacaklar. ..Heeey kendine gel camlar düşüyor.. Hayal etmek güzel ama hayat gerçek..

  Günlerden cumartesi. Gündüz 2’ de gelen çocuk adam gece 10’ da işten çıkacak. Patron  mal bitmeden paydos yok dedi. Fırınına mal yükleyenler devam ettiler., çocuk adam da almaya… Diğerleri gece 12’ de paydos ettiler.. ‘’O’’ nun  paydos saati hesapça gecenin 2’ si. Son otobüs kaçtı da.. camlar gelmiyor bir türlü.. Sanki bir askeri disiplin içinde ama inatla ağır.. Son cam gözükmedi hala.. Fırının girebildiği uzanabildiği yerine kadar çabaladı. Simsiyah oldu, ama camlar  daha önce bitmedi, nat ettikleri saatten.. Yıkanıp çıkması.. Saat 2 yi geçti.. Gecenin körü..,Hiç vasıta yok. Aydedesi bile uykuda, Yıldızlar çekip gitmiş.. ?öyle bir baktı ev yönüne.., Gözü yemedi yürümeyi.. Köye gitmeye karar verdi.. Yakın, 300 metre, dayıları var çalar kapıyı.. Ama karanlık kör… Kurşun atsan delinmez zifirde.. Çare yok, Çocuk adam.. tut köye doğru yolu…

  Fabrikanın virajı dönülünce son cılız ışık da kayboldu. Gecedeki derin sessizlikte kendi nefesi kendine çok sesli geliyor .Korkmuyorum diyor ama korkuyor.. Bal gibi korkuyor..Korkmaz mı, O daha çocuk.. Kafasında oluşan sorular hep ‘’ya ‘’diye başlıyor.. Yürüyor, çaresiz.. Birden dağdan çatırtılar gelmeye başlıyor.. Gelenler var.. Ordu geliyor.. Milyonlarca bir şey geliyor.. Kızılderililer… Hayalet.. Kurt adam… Kurt köpek ne bileyim bir şeyler geliyor… Durun gelmeyin korkuyorum… Geldiler.. bir şey atladı.. bir köpek, ..bir daha.. bir daha.. sekiz,on,yüz tane..hayal mi acaba.. hayır değil!. hırlıyorlar.. Korkudan ölmek böyle oluyor diye düşündü çocuk adam. Hiç kımıldamıyor.. bir heykel gibi.. nefes bile almıyor.. bir yerlerden duymuş.. kımıldamazsan bir şey yapmazlar diye ama ona baktıkları bile yok.. sanki o bir kovboy onlar da Kızılderililer.. Öyle etrafında dönüyorlar… alışır gibi , korkusu azalır gibi oldu çocuk adamın.. Bir ufak kıpırdadı, ,sadece santim.. tepki yok..biraz daha derken bir küçük adım.. fena değil galiba.. normal görünmeye başladı.. ?imdi varla yok arası bir adım derken bir daha.. Sanki O muzaffer bir komutan, etrafında koruyucuları dostları.. Korktuğundan utandı ama yine de korkuyordu.. Yürüdüler birlikte.. dostça.. Köye vardılar ve onlar ilk defa baktılar yüzüne..  Hoşçakal dercesine.. Sanki birileri.. Gidin çocuk adama arkadaş olun.. Gelirken de korkusunu  alıp gelin.. Bir daha korkmasın... Gittiler… Çaldı kapıyı.. Dayısı açtı, yengesi yatak serdi …yattı ama uyuyamadı.

  … Sonrası benzer şeyler..ama söz vermişti kendine…çocukları olursa eğer…aydınlığı bilecek kadar karanlığı tanıyacaklardı..korkuyu bilecek kadar cesur....akıllı ve her zaman beraber..ben varsam da beraber..yoksam da beraber..

                                                  

                       Çocuk adamın günü bitti…..

                                                                   

                                 16 Eylül 1971

                               R.Sinan Akbaşak

                                 



Düzenleyen Tuğhan Akbaşak - 01.Ekim.2008 Saat 22:54
Yukarı Dön
Misafir Açılır Kutu Gör
Misafir
Misafir
  Alıntı Misafir Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 09.Şubat.2009 Saat 17:08
Bu olayı hocamız bize bir dersimizde anlatmıştı. O kadar güzel ve içtenlikle anlattı ki, görmeliydiniz. Sanki yeniden o güne geri dönmüş ve hala o karanlığı ve köpekleri anlatırken, korkusu gözlerinin önüne geliyordu sanki. Bende küçük yaşta çalışmaya başlayan biri olarak hayatın zorluklarının farkına erken yaşta varmaya başladım. Hocamız gibi bende ileride çocuklarıma bildiğim, öğrendiğim herşeyi öğretmeye, yapacakları işlerde onlara destek olarak, onları dinleyerek, bilgilerimi paylaşarak, kısıtlamaksızın, yeri geldiğinde abi, yeri geldiğinde baba, arkadaş, dost olmaya çalışacağım. Teşekkürler Hocam paylaşım için. Teşekkürler...
Yukarı Dön
terapist Açılır Kutu Gör
Yönetici
Yönetici
Simge

Kayıt Tarihi: 01.Ocak.2007
Aktif Durum: Aktif Değil
Gönderilenler: 1812
  Alıntı terapist Alıntı  Yanıt YazCevapla Mesajın Direkt Linki Gönderim Zamanı: 06.Kasım.2011 Saat 06:02
Smileteşekkürler Bekir
Yukarı Dön
 Yanıt Yaz Yanıt Yaz

Forum Atla Forum İzinleri Açılır Kutu Gör

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums® version 9.50 [Free Express Edition]
Copyright ©2001-2008 Web Wiz

Bu Sayfa 0,172 Saniyede Yüklendi.