Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat

Beykozlu Orhan Veli

Nereden Yazdırıldığı: Tiyatro yaşamın aynasıdır...
Kategori: 7 - DİĞER KÜLTÜR VE SANAT DALLARI
Forum Adı: Şiir
Forum Tanımlaması: Muhteşem Örnekler..Slaytlar
URL: http://forum.tiyatroterapi.com/forum_posts.asp?TID=830
Tarih: 19.Ağustos.2019 Saat 00:46
Program Versiyonu: Web Wiz Forums 9.50 - http://www.webwizforums.com


Konu: Beykozlu Orhan Veli
Mesajı Yazan: Misafir
Konu: Beykozlu Orhan Veli
Mesaj Tarihi: 25.Şubat.2009 Saat 00:31

Bundan 2 sene evvel Balıkesir’in Gönen ilçesinde öğrenciydim.Orada çok güzel bir şey dikkatimi çekti.Bilenler vardır mutlaka,Ömer Seyfettin Gönenli'dir.Ve Gönen’de en yaşlısından en küçüğüne kadar kime sorsanız bilir Ömer Seyfettin’in Gönenli olduğunu.Hatta bilmeyeni kınarlar.Seyfettin’in “Ben Gönen’de Doğdum”sözünü bilmeyen bir Gönenli’ye rastlamadım 2 sene boyunca.Gönen Çarşı Camiinde, Ömer Seyfettin için her ölüm yıl dönümünde mevlit okutturulur.Ve katılabilen  herkes katılır o mevlide..Yazarını bu kadar sahiplenen halka çok imrenmiştim ve hala daha da imrenmekteyim.

Orhan Veli Kanık da Beykozludur.Ama çok sevdiğim halde ben bile bunu yıllar önce tesadüfen öğrenmiştim.Ben en azından öğrendim.Beykozlu olup da Orhan Veli’yi tanımayan  kaç kişi vardır kim bilir. Ve bunun suçlusu yine bizleriz.Biz Beykozlular.Neden değerlerimize Gönen halkı gibi sahip çıkmıyoruz,unutulup kaybolmasına izin veriyoruz?Kaç tane daha çıkabilir ki bir Orhan Veli? Bir tane var ve ona da biz sahibiz.Bizim yürüdüğümüz yolda yürüdü o da.Yalı köy sahilinde farklı zamanlarda aynı denize taş attık.

Bu değerin yok olmasına izin vermemeliyiz.Çarşı camiinde mevlit okutmak değil belki ama sahnemizde onun adına Orhan veli şiirleri eşliğinde güzel bir Orhan veli gecesi düzenleyebiliriz.27 mart dünya tiyatrolar gününü herkese benimsettiğimiz gibi Orhan Veli’yi de aynı şekilde benimsetebiliriz diye düşünüyorum.Bu düşüncemi sizlerle paylaşmak istedim.




Cevaplar:
Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 25.Şubat.2009 Saat 00:37

BİRDENBİRE

Her şey birdenbire oldu.
Birdenbire vurdu gün ışığı yere;
Gökyüzü birdenbire oldu;
Mavi birdenbire.
Her şey birdenbire oldu;
Birdenbire tütmeye başladı duman topraktan;
Filiz birdenbire oldu, tomurcuk birdenbire.
Yemiş birdenbire oldu.

Birdenbire,
Birdenbire;
Her şey birdenbire oldu.
Kız birdenbire, oğlan birdenbire;
Yollar, kırlar, kediler, insanlar...
Aşk birdenbire oldu,
Sevinç birdenbire.



Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 25.Şubat.2009 Saat 09:07

GÜLÜMSÜYORUM

Sokakta giderken,kendi kendime
gülümsediğimin farkına vardığım anlarda
insanların beni deli zannedeceğini düşünüp
gülümsüyorum...


 
http://www.siirperisi.net/sair.asp?sair=73 - YAŞAMAK



Biliyorum, kolay değil yaşamak,
Gönül verip türkü söylemek yar üstüne;
Yıldız ışığında dolaşıp geceleri,
Gündüzleri gün ışığında ısınmak;
Şöyle bir fırsat bulup yarım gün,
Yan gelebilmek Çamlıca tepesine...
-Bin türlü mavi akar Boğaz'dan-
Her şeyi unutabilmek maviler içinde.



Biliyorum, kolay değil yaşamak;
Ama işte
Bir ölünün hala yatağı sıcak,
Birinin saati işliyor kolunda.
Yaşamak kolay değil ya kardeşler,
Ölmek de değil;
Kolay değil bu dünyadan ayrılmak.

 
http://www.siirperisi.net/sair.asp?sair=73 -



Mesajı Yazan: mgerdan
Mesaj Tarihi: 25.Şubat.2009 Saat 11:51
Seneler önce dünya şiir günü ilk kutlamaya başlandığında Beykoz Vakfı bünyesinde tiyatro bölümünden arkadaşların katkıları ve Ahmet Mithat Efendi'nin torunu Dr.Aydın Uluyazman'ın katılımıyla Orhan Veli ve Beykoz anılarını dinlemiştik.En son hemen yan sokakta doğduğu eve plaket çakmıştık. (21 NİSAN 1998-1999 Dönemi,daha sonra 2000 yılından itibaren 21 martta kutlanmaya başladı dünya şiir günü.
 
Edebiyatımızda,şiirde,romanda Beykoz'un yeri olmuştur ve yetiştirdiğimiz sanatçılarımıza,edebiyatçılarımıza da vefa borcumuz onları anlamak ve tanıtmaktır...
 
Kim bilir yeni şiir günlerinde görüşmek üzere...
 
not:büyüklerimiz bahsederdi eskiden şiir akşamları da olurmuş.hatta bazen gerçek şairlerde gelirmiş.şimdi yeniden şiir gecelerinin başladığını duymak güzel ve neden sizlerde yapmayasınız?hem şairleri tanımak,hem şiirleri okumak...
 
sanat dolu günlere..


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 25.Şubat.2009 Saat 21:43
11 kasımda orhan veli kanık'ı anma töreni gibi birşey yapsak gerçekten çok iyi olurdu.sadece orhan veli kanık için olmasa bile orhan veli kanık,sadri alışık, http://74.125.77.132/haberleri/ahmet-midhat-efendi/ - Ahmet Midhat Efendi , http://74.125.77.132/haberleri/halit-ziya-usakligil/ - Halit Ziya Uşaklıgil (?)gibi saygı değer beykozluları anma töreni gibi birşey yapmalıyız.çünkü bizde beykozluyuz.
(milan)


-------------


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 27.Şubat.2009 Saat 19:47
İşçi kadınları severim
Güzel kadınları severim
Güzel işçi kadınları daha çok severim...


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 28.Şubat.2009 Saat 08:29

BAHARIN İLK SABAHLARI

Tüyden hafif olurum böyle sabahlar
Karşı damda bir güneş parçası,
İçimde kuş cıvıltıları, şarkılar;
Bağıra çağıra düşerim yollara;
Döner döner durur başım havalarda.

Sanırım ki günler hep güzel gidecek;
Her sabah böyle bahar;
Ne iş güç gelir aklıma, ne yoksulluğum.
Derim ki: 'Sıkıntılar duradursun!'
Şairliğimle yetinir,
Avunurum.

Orhan Veli KANIK
 
 
GÜN DOĞUYOR

Dili çözülüyor gecelerin..
Gölgeler kaçışıyor derine
Alıp sihrini bilmecelerin:
Gün doğuyor şehrin üzerine.

Korkarak saklanıyor bacalar,
Gün doğuyor şehrin üzerine;
Dalıyorlar günün gözlerine
Gözleri uykulu atmacalar.

Sallıyarak dallarını kavak
Yükseliyor her günkü yerine,
Gün doğuyor şehrin üzerine
Mavi bir ışıkla ağararak.

Gün doğuyor şehrin üzerine,
Renk renk hacimle doluyor her yer.
Bakıyor dağınık yüzlü evler
Hala yanan sokak fenerine.

Toprak kımıldıyor yavaş yavaş,
Gün doğuyor şehrin üzerine,
Bembeyaz gece çiçeklerine
Sabahla düşüyor bir damla yaş.

Ve bir deniz hücumu halinde
Gün doğuyor şehrin üzerine.

 
http://www.siirperisi.net/sair.asp?sair=73 -


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 28.Şubat.2009 Saat 09:19
Cep delik, cepken delik,
Kol delik, mintan delik,
Yen delik, kaftan delik,
Kevgir misin be kardeşlik !
                          


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 28.Şubat.2009 Saat 19:32
Bütün güzel kadınlar zannederler ki
Aşk üstüne yazdığım bütün şiirleri kendileri  için yazılmıştır
Bense daima üzüntüsünü  çektim 
Onları iş olsun diye yazdığımı bilmenin


-------------


Mesajı Yazan: terapist
Mesaj Tarihi: 01.Mart.2009 Saat 09:29
KİTABE-İ SENG-İ MEZAR 

Hiçbir şeyden çekmedi dünyada
Nasırdan çektiği kadar
Hatta çirkin yaratıldığından bile
O kadar müteessir değildi;
Kundurası vurmadığı zamanlarda
Anmazdı ama Allah´ın adını,
Günahkar da sayılmazdı.
Yazık oldu Süleyman Efendiye 


Mesele falan değildi öyle,
To be or not to be kendisi için;
Bir akşam uyudu;
Uyanmayıverdi.
Aldılar, götürdüler.
Yıkandı, namazı kılındı, gömüldü.
Duyarlarsa olduğunu alacaklılar
Haklarını helal ederler elbet.
Alacağına gelince...
Alacağı yoktu zaten rahmetlinin.


Tüfeğini depoya koydular,
Esvabını başkasına verdiler.
Artık ne torbasında ekmek kırıntısı,
Ne matarasında dudaklarının izi;
Öyle bir rüzgar ki,
Kendi gitti,
İsmi bile kalmadı yadigar.
Yalnız şu beyit kaldı,
Kahve ocağında, el yazısıyla
´Ölüm Allah´ın emri,
´Ayrılık olmasaydı.´

http://www.siirdostu.com/modules.php?name=Your_Account&op=userinfo&username= - http://www.siirdostu.com/sairler/orhan_veli_kanik/ -

Orhan Veli Kanık

 
 
   Konservatuar giriş sınavımda okuduğum şiir...ustalar bana bakarken sahnenin kenarına oturmuş,ayakkabımı çıkarıp elime almış ne yapıyor bu... bakışları arasında şiirin ilk bölümünü okumuştum..
   O an aklımdan "yazık oldu bana" düşüncesi de geçmedi değil..
ve acımasız ama çok ölçücü soru geldi....
--Üstad bu şiirleri niye yazmıştır sizce..?
cevabım anında ve düşünmeksizin ağzımdan ışık hızıyla çıkıverdi..
--iş olsun diye...
gülümsediler..,rahatlamıştım.


Mesajı Yazan: terapist
Mesaj Tarihi: 01.Mart.2009 Saat 09:32
http://www.orhanveli.net/orhanveli.html">KANIKsadığım%20biri%20ORHAN%20VELİ..


Mesajı Yazan: terapist
Mesaj Tarihi: 01.Mart.2009 Saat 09:37
http://www.orhanveli.net/orhanveli.html -
 
 
 
                              http://www.orhanveli.net/orhanveli.html


Mesajı Yazan: terapist
Mesaj Tarihi: 01.Mart.2009 Saat 09:42
 
İSTANBUL TÜRKÜSÜ
 
İstanbul’da Boğaziçi’nde
Bir fakir Orhan Veliyim,
Veli’nin oğluyum, Tarifsiz kederler içinde.
Rumeli Hisarı’na oturmuşum;
Oturmuşta bir türkü tutturmuşum:

İstanbul’un mermer taşları;
Başıma da konuyor aman martı kuşları;
Gözlerimden boşanır hicran yaşları;
Edalım
Senin yüzünden bu halim.
İstanbul’un orta yeri sinema;
Garipliğim, mahzunluğum duyurmayın anama;
El konuşur, sevişirmiş; bana ne?
Sevdalım
Boynuna vebalim!'

İstanbul’da Boğaziçi’nde
Bir fakir Orhan Veli;
Veli’nin oğlu;
Tarifsiz kederler içindeyim.


Mesajı Yazan: terapist
Mesaj Tarihi: 01.Mart.2009 Saat 09:45
 YAŞAMAK

I

Biliyorum, kolay değil yaşamak,
Gönül verip türkü söylemek yar üstüne;
Yıldız ışığında dolaşıp geceleri,
Gündüzleri gün ışığında ısınmak;
Şöyle bir fırsat bulup yarım gün,
Yan gelebilmek Çamlıca tepesine...
-Bin türlü mavi akar Boğaz'dan-
Her şeyi unutabilmek maviler içinde. 



Biliyorum, kolay değil yaşamak;
Ama işte
Bir ölünün hala yatağı sıcak,
Birinin saati işliyor kolunda.
Yaşamak kolay değil ya kardeşler,
Ölmek de değil;
Kolay değil bu dünyadan ayrılmak.
 
 
       ORHAN VELİ KANIK


Mesajı Yazan: piyanist
Mesaj Tarihi: 01.Mart.2009 Saat 14:33
ANLATAMIYORUM 
Ağlasam sesimi duyar mısınız,  
Mısralarımda; 
Dokunabilir misiniz, 
Gözyaşlarıma, ellerinizle?  
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel, 
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu 
Bu derde düşmeden önce.  
Bir yer var, biliyorum; 
Her şeyi söylemek mümkün; 
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum; 
Anlatamıyorum.  

 http://siir.gen.tr/siir/o/orhan_veli_kanik/index.html - Orhan VELİ  


Mesajı Yazan: piyanist
Mesaj Tarihi: 01.Mart.2009 Saat 14:38

Meral sana katılıyorum. Böyle önemli bir değerimize, Orhan Veli'ye, bizler yaşadığımız sürece sahip çıkmalı, onu yaşatmalıyız...



Mesajı Yazan: mustafaT
Mesaj Tarihi: 01.Mart.2009 Saat 19:55
yine tanıdık bir yanılgı, biz zaten bu şiirlerin hepsini ezbere biliyoruz ama beykozda okuyan lise talebelerinin sizce kaçı orhan veli den haberli, şiirleri forumlara yazmak internet sitelerinde sergilemek sanatçıya bu güne dek ne kattı da bundan sonrasında birşeyler katmasını bekliyoruz, bizatihi bu şekilde bizde bu dejenerasyonun bir parçası olmadıkmı? Bize eskilerin anlattıkları bir araya toplanıp sanatı icrayı sanatçıyı yad'ı şuan ne kadar yapılabilir ve sürdürülebilir görüyoruz, şimdi bu sanal alem aşkından kurtulup sanatçıyı yetiştiğitoprak olan Beykozla bütünleştirip bu şekilde hem sanatçının hemde bu ilçenin tanınmasını sağlamamız gereğini sizde bir parça olsun düşünmüyormusunuz, eğer düşünüyor iseniz söz artık sizde

-------------
bilmemki nasıl, nasıl anlatsam derdimi


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 01.Mart.2009 Saat 20:12
14 Nisan Orhan Veli'nin doğum günü.O gün geldiğinde güzel bir Orhan Veli Gecesi düzenleyebiliriz!

-------------


Mesajı Yazan: mustafaT
Mesaj Tarihi: 01.Mart.2009 Saat 20:25

güzel fikir ve benim ufak bir fikrim daha var hazır yerel seçim arefesinde bu faaliyetin daimiyeti için belediye önderliğinde bir şeyler yapılabilir tabi bu herkesin ortak olarak verebileceği bir karar!



-------------
bilmemki nasıl, nasıl anlatsam derdimi


Mesajı Yazan: terapist
Mesaj Tarihi: 02.Mart.2009 Saat 00:49
Şairlerin şiirlerini her ne kadar ezbere bilseniz bile çeşitli forumlarda yada sitelerde yayınlamak şaire birşey katması gerekliliğinden değildir...Şair olmuştur ve edebiyat dünyası ona uygun yerini sunmuştur.Zaten şaire bir şey katılması gerekmemektedir..istenilen belki bir kişi daha okur,farkeder ve okumalı farketmeli düşüncesidir.. Bu bir dejenerasyon değildir... Bu şekilde konuşmak sadece ahkam kesmektir.Orhan veli sadece  Beykozda doğmuş ve bir süreliğine Beykozda yaşamıştır..Çocukluğu ;Yazları Beykozda kışları Cihangir ve Beşiktaşta geçmiştir..zaten öldüğünde 36 yaşında idi..Bunları niçin anlatıyorum..Orhan Veliyi Beykozlu diye sevmeniz gerekmez..Orhan Veli şairlerimiz içerisinde bir farklılık,bir istisna tad dır..Bu yüzden sevilmelidir..,Ayrıca Orhan Velinin Beykozlu olmasıyla gurur duyulur.Bu güne kadar iki kez yalıköy parkında,bir kez kapalı spor salonunda anma düzenlenmiş katılımcı sayısı şaire yakışan düzeyde olmamıştır..Gelmeyenler  zaten ben bütün şiirlerini ezbere biliyorum diyenlerdir.Şiir ekleyenler en sevdikleri şiirleri paylaşmışlardır. Forumların,sitelerin amacı hatırlatmaktır..Bizde hatırlandı ve hatırlanmaya devam edecek..Bir gün nazım Hikmet'i bir gün Attila İlhan'ı Şiirlerini de ekleyerek anarız.Buna dejenerasyon denilir ise eh ne diyeyim bazıları böylesi kelimelerle oynamayı seviyordur diye düşünürüm...


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 02.Mart.2009 Saat 09:31

Beni bu güzel havalar mahvetti,

Böyle havada istifa ettim

Evkaftaki memuriyetimden.

Tütüne böyle havada alıştım,

Böyle havada aşık oldum;

Eve ekmekle tuz götürmeyi

Böyle havalarda unuttum;

Şiir yazma hastalığım

Hep böyle havalarda nüksetti;

Beni bu güzel havalar mahvetti.


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 02.Mart.2009 Saat 14:16

Öncelikle Şiirlerin, Şairlerin böyle sitelerde bulunması bence çok faydalı. Herkes Her şairi bilemez fakat, burası bir kapı niteliğinde. Düşünsenize bu gibi siteler olmasaydı, belki de bir çok şiirden habersiz olabilirdik. Nereden biliniyor sadece bu gibi yerlerde anıldığını sanatçıların, şairlerin, insanların. Ben Orhan Veli'nin şiirlerini belki ezbere bilmiyorum fakat onu ne kadar sevdiğimi, ona olan saygımı bilmem bana yeter. Küçük bir de espiri. Biz dünyanın anlamını aramıyoruz ki, Orhan Veli SEVİYORUZ, SEVECEĞİZ, SAYGI VE GURUR DUYUYORUZ... 



-------------


Mesajı Yazan: mgerdan
Mesaj Tarihi: 02.Mart.2009 Saat 14:39

Bu işin yerel seçimler vb.ile ilgisi yok.Kültür sanata ve değerlerine sahip çıkması gereken herkes bir şekilde proje üretip ilgili yerlere ulaşabilir.

Biz Beykoz Vakfı olarak da düzenlediğimizde ki daha sonra belediyeninde anma günleri oldu sanırım,bu okullar ,sanatseverlerin ilgisi ile ayakta durabilecek birsey.Yoksa her sene çıkıp aynı şiirleri okumak değil amaç.

http://www.beykoz.bel.tr/d_haber_detay.asp?tur=313&id=1069

http://www.beykoz.bel.tr/d_haber_detay.asp?tur=317&id=1032

http://www.beykoz.bel.tr/d_haber_detay.asp?tur=313&id=1654

http://www.beykoz.bel.tr/d_haber_detay.asp?tur=313&id=1629

ilk bakışta yakaladığım etkinlikler...

Beykoz Vakfı olarak da 1998-2000 yıllarında bizzat içinde bulunduğum Eğitim ve Kültür Komisyonu,Tiyatro Bölümümüzle ortaklaşa duzenledigimiz siir günlerinde mutlaka Orhan Veli şiirleri okunurdu ve ilkini zaten ona ithaf etmiştik,doğduğu eve plaket çakmıştık,daha önce bahsettiğim gibi Aydın Uluyazman'dan tarihe tanıklık etmiş bir büyüğümüzden canlı dinleme şansı yakalamıştık anıları...

Yine bir gazete yazısında Beykozlu gazetecei Nazım Alpman'ın Orhan Veli'nin ablası Füruzan hn.la yaptığı söyleşiden bahsettiği yazı linkini de aşağıda veriyorum:

http://www.internethaber.com/author_article_detail.php?id=7870

http://www.habercumhuriyeti.com/haber/1794/NAZIM-ALPMAN-BEYKOZU.html

İş Sanat'ta her sene Orhan Veli gecesi yapılır.Her ay ucretsiz şiir dinletileri yapılır.Hem şiirler hem müzik ve dans gösterileri ile gerçekten güzel şiir akşamları meraklılarını beklenmekte.Programlara web sitesinden ulaşabiliyorsunuz.Ben bir sefer katıldım Orhan Veli gecesine ve salon tıklım tıklım,ayakta izleyenler oldu arkada,bu sevindirici.Ama her zaman böyle bir kalabalığı göremeiyoruz maalesef bu tür etkinliklerde.

Sadece bu programa bir örnek:

ORHAN VELİ KANIK

17 Kasım 2008 Pazartesi 20:00"GÜN OLUR,ALIR BAŞIMI GİDERİM"

“Müşfik Kenter’in katılımıyla”

Hazırlayan Atilla Birkiye

Sahneye Uygulayan Mehmet Birkiye

Müzik Direktörü ve Piyano Serdar Yalçın

Şiirleri Seslendiren Müşfik Kenter

Şarkılar

Deniz Erdoğan mezzosoprano

Zafer Erdaş bas

Murat Usanmaz gitar

Engin Gürkey perküsyon

Kubilay Sezerel klavye

Nezih Yeşilnil bas gitar

Garip” akımının öncülerinden olan Orhan Veli (1914-1950), ölçüsüz ve uyaksız, söz sanatlarının yer almadığı, önceki şiir anlayışına ilişkin şiirsel öğelerin kullanılmadığı, yalın bir yapı içinde akla yönelen şaşırtıcı ve yergisel şiirler yazdı. Konu bakımından daha çok sıradan insanın gündelik sorunlarını işledi. Sonraki şiirlerinde halk şiiri ve halk türküsünün etkisinde kaldı; folklorik özellikleri kullanarak daha çok doğa sevgisini yazdı. Tematik bir bütünlük içinde hazırlanan ve müzikle şiirin iç içe geçtiği “Gün olur, alır başımı giderim” adlı dinletide, Orhan Veli’nin şiirlerini değerli tiyatro sanatçımız Müşfik Kenter okuyacak ve Serdar Yalçın’ın, şairin şiirlerinden bestelediği yedi eseri de Deniz Erdoğan ve Zafer Erdaş seslendirecek.

Dinleti ücretsizdir.

*************

Gene Orhan Veli Şiir Evi etkinlikler düzenlemekte idi,son durum bilmiyorum,epeydir gitmedim:

"http://www.orhanveli.net/etkinlikler.html"

**************

Bahsettiğimiz gibi şiirleri burda yazmanın dejenerasyonla ilgisini kuramadım.Şiirleri foruma giren bir kardeşimizin,bir arkadaşımızın okuması hatta bilen birinini bile o günkü ruh haliyle şiirden farklı bir lezzet alması şaire ve şiire karşı destekten başka ne yapacaktır.Yüzde doksandokuzu şair bir miilet diye bir tanımlama vardı bir zamanlar,şiir kitaplarının az sattığı,bazı yayınevlerinin ısrarla mücadele ettiği bu konuda kitapları almak,şairlerle buluşmak,şiiri paylaşmaktan gayrı ne yapabiliriz.

Beykoz'a ve Beykoz ile bağı olan ünlülerimize geldikçe elimizden geldiği kadar sivil ya da resmi kuruluşlarca zaten bir program yapılıyor genelde.Bunların duyurusunun önemi ve halkın bilinçlenip sahiplenmesi gerekir ki bunda da en büyük iş okullarımıza ve tiyatroterapi gibi sanat oluşumlarıyla ancak daha çok gelişecektir.Yoksa meraklı bir kaç kişinin gelmesi o tür bir organizasyonu istenilen boyuta taşıyamıyor.Salonlarımızın artması sevindirici ve dolması dileğiyle...

Sonuçta meraklısı bir şekilde aradığı kitabı,programı bir şekilde bulur.Burdaki amacımız belki şu an verdiğim linklerden habersiz onlarca arkadaşımızın hayatında yeni bir ışık olup yeni fikirler vermeye yarayacak.Yeni arayışlara yelken açtıracak.

Sağlıklı,neşeli,sanat dolu bir hafta diliyorum.Sanatın birleştiriciliği ile şiirin büyüsünün sürmesi dileğiyle..

Ki şairler şiir yazanın değil okuyanındır gibi bir cümle kullanırlar*

*Nerden aklımda kalmış çıkaramadım şu an:(



Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 02.Mart.2009 Saat 16:38
ClapClapClapClapClap. M.Gerdan.ClapClapClapClapClap. Herşey bizim için. Tüm Farkına varan ve yaşayanlar için.
 
 

SİZİN İÇİN

Sizin için, insan kardeşlerim,
Her şey sizin için;
Gece de sizin için, gündüz de;
Gündüz gün ışığı, gece ay ışığı;
Ay ışığında yapraklar;
Yapraklarda merak;
Yapraklarda akıl;
Gün ışığında binbir yeşil;
Sarılar da sizin için, pembeler de;
Tenin avuca değişi,
Sıcaklığı,
Yumuşaklığı;
Yatıştaki rahatlık;
Merhabalar sizin için;
Sizin için limanda sallanan direkler;
Günlerin isimleri,
Ayların isimleri,
Kayıkların boyaları sizin için;
Sizin için postacının ayağı,
Testicinin eli;
Alınlardan akan ter,
Cephelerde harcanan kurşun;
Sizin icin mezarlar, mezar taşları,
Hapishaneler, kelepçeler, idam cezaları;
Sizin için;
Her şey sizin için.


  http://www.siirperisi.net/sair.asp?sair=73 -



-------------


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 02.Mart.2009 Saat 23:49
şu son yazılanlara bakılırsa benim çıkarttığım sonuç mustafaTın orhan veli şiirlerini ezbere bildiği ve bunu bildiğini herkese duyurmak istediğidir.ama bunu herkese duyurmanın bir anlamı yok.hele tiyatro terapide hiç yok.orhan veliyi seviyorsan seviyorsundur biliyorsan biliyorsundur bununla pirim yapmaya çalışmak orhan veliyi bilmemekten daha kötü birşeydir.

-------------


Mesajı Yazan: hazal_c
Mesaj Tarihi: 03.Mart.2009 Saat 19:51
Bir lise öğrencisi olarak söylediklerinize üzüldüm mustafaT. Orhan Veli, bu toprakların en başarılı şairlerinden biridir. Onu anmak, belediyenin desteğiyle yapılan bir anma gecesiyle mi olabilir sadece? Bence onu anmak, şiirlerini ezberlemekten, "Ben Orhan Veli'yi seviyor,sayıyorum" demekten çok , " Onu anlıyor ve anlatıyorum" demektir. Şiirlerini anlamadıktan, söylediklerine değer vermedikten sonra, ona anma gecesi düzenlemek, şiir günleri yapmak ne kadar önemlidir? Bence bu gövde gösterisinden, bir şairin acımasızca kullanılmasından başka bir şey değildir. Ayrıca Orhan Veli sadece Türk Dili ve Edebiyatı dersinde öğretmen dayatmasıyla okutulan bir şair değildir ve sadece Beykoz değil tüm Türkiye'deki şiir dostu gençler Orhan Veli'yi sever,sayar. Anma gecesi yapmayabilirler ancak onu anlamaya çalışırlar.. Ve bizlerin Orhan Veli hakkında bir forum üzerinden konuşuyor olmamız da ciddi birşeydir. Çağ, bilgisayar çağı. İnsanlar şair anmalarını forumlarda da yapabilir. Bunda herhangi bir kötülük göremiyorum. Üstelik burası alelade bir forum değildir. Tiyatroterapi, Beykoz'un tiyatroya gönül vermiş insanlarını barındırır.


Mesajı Yazan: imge
Mesaj Tarihi: 04.Mart.2009 Saat 00:39
çok güzel demişsin hazalcım sana da diğer arkadaşlara da katılıyorum..


Mesajı Yazan: mustafaT
Mesaj Tarihi: 04.Mart.2009 Saat 09:50
yaptığınız yorumlar için teşekkür ederim
birkaç not; evet orhan velinin şiirlerini ezbere biliyorum ve çok iyi okuduğumu bildiğim için bunun üzerinden prim yapmaya çalışmıyorum hem neden böyle bir amaç güdeyim ki, ben yetmişbeş gün hani şu sanatı herkes sever ve şiiri söylemlerinizi çürüten şeyler gördüm, ve evet orhan veliyi çok az kişi tanıyor ne yani kurduğum o kadar cümle sizce beykoz için mi, eğer böyle düşünmenize sebep olduysam üzüldüm, sizin bu dediğiniz şeyler bu tarz forumlarda herkesin dedikleriyle aynı (biz sanatçıyı içimizden yad ediyoruz) e fiile gelince? bende orhan velinin hayatını ezbere biliyorum ve inanmazsınız ne zaman aklıma gelse bağıra çağıra bir şiirini okuyorum (türkiyenin neresinde olursam olayım asker ocağı buna dahil). düşündükçe üzülüyorum siz benim prim yapmaya çalıştığımı yazdığım hangi cümleden çıkardınız defalarca okudum yazdıklarımı bulamadım, mesela milan bana bunu açıklayabilirsen çok sevinirim, ve hazal_c kardeşim (kardeşim i benim yaşım 24 olduğu için kullandım aman yanlış anlaşılmasın zira bu olası) sınıfındaki arkadaşlarının kaç tanesi orhan veliyi biliyor yani aranızdaki sohbetlerde kaçından orhan veliyi duydun( illaki sanattan konuşuyorsunuzdur). tamam ben böyle bir gaflete düşüp fiili ön plana çıkarmaya çalıştım affedin ama huyum bu insanlar hep bu şekilde davranıp beni çileden çıkarıyor, projeleri açıklamak kolay bende yaparım ama yapılabilir şeylerden bahsetmek asıl mühim olan bu ne yani siz yıllarca bekleyerek mi insanların bilinçlenmesini sağlayacaksınız(afedersiniz ama bu çok komik) yanlış hatırlamıyorsam ben lisedeykende bu şekil tartışmalara şahit olmuştum ama benim yaşıtlarımın çoğu sadece ben ve birkaç arkadaşım sayesinde şiiri tanıdılar benimsemek onlara kalmış, biz insanların tanımasını bir sağlayabilsek onlar inanın  benimsemeye başlarlar (tabi bu yine benim kurduğum bir hayal)
arkadaşlar herşey için teşekkür ederim ben bu gün askere gidiyor olduğum için yapacağınız eleştirileri en erken 6 ay sonra okuyabilirim bu sebepten benim haksız olduğumu düşünmeye başladığımdan yazmadığımı sanmayın.( pilavdan dönenin kaşığı kırılsın)


-------------
bilmemki nasıl, nasıl anlatsam derdimi


Mesajı Yazan: mustafaT
Mesaj Tarihi: 04.Mart.2009 Saat 09:56
bu arada bir dip not: böyle siteleri sadece sanata ilgisi olanlar girer onlarda birçok şairi tanırlar zaten ama sokakta esrar içen mahmutun böyle site ve forumlardan haberi yoktur
   (ne yani ben o kadar aptalmıyım ki herkesin karşı çıktığı yanlış birşeyi savunayım böylesi daha kolay tabi yaz gitsin)


-------------
bilmemki nasıl, nasıl anlatsam derdimi


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 04.Mart.2009 Saat 13:16
yine tanıdık bir yanılgı, biz zaten bu şiirlerin hepsini ezbere biliyoruz ama beykozda okuyan lise talebelerinin sizce kaçı orhan veli den haberli, şiirleri forumlara yazmak internet sitelerinde sergilemek sanatçıya bu güne dek ne kattı da bundan sonrasında birşeyler katmasını bekliyoruz

-------------


Mesajı Yazan: Tuğhan Akbaşak
Mesaj Tarihi: 04.Mart.2009 Saat 14:45

 

Birkaç gündür yazılanları merakla takip etmeme rağmen, MustafaT’nin son yazdığı yazısı rahatsızlık vermeğe ve üzmeğe başlamıştır. Öncelikle, MustafaT, sana belki de iyi bildiğini düşündüğün eleştiri kavramından ukelalık yapmadan bahsetmek istiyorum. Eleştirinin, hakim olduğun, özümsediğin ya da uzmanlığın olan bir konuda, yine çok iyi derecede bilgi sahibi olduğun, özümsediğin fikir,kişi, kişiler eser veya çalışma hakkında yapılması eleştiriyi gerçek ve güvenilir bir eleştiri yapar. Bu noktada Orhan Veli ile ilgili bilgilerine ve bahsetttiğin şeylere inanarak Orhan Veli'yle ilgili sevgini takdir ediyor ve saygı duyuyorum. Ancak, forumumuz, sitemiz ya da grubumuz hakkında çok az bilgi sahibi olduğun ya da hiç bilgi sahibi olmadığın, (ki, söylediklerinden anlaşılıyor) seni bazı noktalarda eleştiri yaparken bir kez daha düşündürmesi gerektiğine inanıyorum.

Evet sana bir noktada katılıyorum; projeleri açıklamak kolaydır, onlara hayata geçirmektir zor olan ve yeri gelince herkesin bir projesi vardır, hatta memleket bile kurtarırlar bu projelerle... Ve zaten bizi tanımadığını düşündüğüm nokta burada başlıyor. Burası ve grubumuz varlığını sürdürdüğü 11 yıldan beri, kimsenin gerçekleştiremediği, altına imzasını atmaya cesaret edemediği, başarmak için becerisine ve çabasına güvenemediği, herkesin "Olmaz böyle şey" dediği, "Hadi canım sen de" diyerek dikkate almadığı projelerle başta Beykoz olmak üzere, tüm İstanbul ve Türkiye'ye sınırsız katkıları olmuştur. Sadece birkaç tanesini örnekleyeyim: 1998 yılında oluşturulan çocuk tiyatro grubu, tüm oyuncuları "çocuk"lardan ibaret olan kadrosuyla, Türkiye'nin ilk "Kadrosunun Tamamının Çocuk Olduğu İlk Çocuk Tiyatrosu" olmuş ve bu “ilk” daha sonraları tüm ülkeye yayılmıştır; bu güne kadar belki de hiç düşünülmeyen "İşitme Engellilere İşitme Dili Çevirisiyle" tiyatro oyunu bizim tarafımızdan oynanmıştır; oynanan her oyuna ücretsiz olarak tüm il ve ilçeden, hatta otobüs tutularak köylerden okullar çağrılmış çocuklar ilk defa evet ilk defa tiyatroyla tanışmışlardır; yine hiçbir yerde görülemeyecek bir proje olarak, gelen izleyici çocuklar oyun sonrasında yaşıtları oyuncular ile aynı sahnede oyunlar oynamış, dans etmişler ve onların da ulaşılamaz olmadığını, kendilerinin de birşeyler yapabileceğini görme şansı bularak imrenme hissini sadece çocuksu bir isteğe bırakmışlardır; daha sonraları büyük ve küçük grubu tarafından sergilen sayısız oyun, müzikal, gösteri, resital, unutulmaya yüz tutmuş 27 Mart'ı yaşatma etkinlikleri, heyecanla kutlanan 29 Ekimler sadece görünür izleyici olarak onbinlere, çeşitli ülke çapındaki festival, etkinlik, yazılı ve görsel medyanın da katkılarıyla milyonlara  ulaşmıştır. Bunlar sadece şu anda aklıma gelen yüzlerce paylaşımımızdan birkaç tanesidir.  Şimdi bunları niye mi anlatıyorum? Amacım salt bir övünme isteği değil, zaten bir sanatçı mütavaziliğiyle anılmalıdır ilk önce. Ancak “Bilgi Eksikliği” kişileri yanlış yönlere götürüyorsa, bu noktada gerekli bilgiler verilmelidir. Anlatıyorum, çünkü "Biz, bekleyerek insanları olgunlaştırmaya çalışmıyoruz". Hayatında ilk defa tiyatroyla tanışan, tiyatronun katkısıyla hayatına yön veren, onu sınırsızlığı içerisinde çeşitlendiren, kişiliğini doğru fırça darbeleriyle şekillendiren, sadece sahneye çıkanın bileceği sahne heyacanını küçücük yaşlarında yaşayan, yıllardır perdelerini kapatmayan sahnemiz, yıllardır canla başla, sağlık sorunlarıyla savaşan hocamız, değerli teknik ekibimiz, yardımcı ekiplerimiz "BEKLEMEMENİN" en büyük kanıtıdır. Çünkü, biz kimseye "Sınıfında kaç kişi tiyatroyu biliyor, sınıfında kaç kişi sanheye çıkmış demedik". Biz "SINIFINDA KAÇ KİŞİ DAHA TİYATROYU ÖĞRENEBİLİR, KAÇ KİŞİ DAHA BU ZEVKİ, ÖĞRETİYİ TADABİLİR" dedik.  Onları tiyatroyla tanıştırken nasıl daha fazla “Hayatlarına, Kültürel ve Sanatsal Yaşamlarına Katkı Sağlayabiliriz” dedik. BİZ MED-CEZİRLE KIYIYA SÜRÜKLENEN DENİZ YILDIZLARINI TEKER TEKER OKYANUSA ATARKEN, SADECE OKYANUSA ATTIĞIMIZI DÜŞÜNÜP, BİR SONRAKİNİ DE NASIL SUYLA BULUŞTURURUZ DEDİK. BİZ, AMA ONLARDAN MİLYONLARCA VAR, YAPTIĞIMIZ NE İŞE YARIYOR DEMEDİK, BİLDİK Kİ, SUYLA KAVUŞTURDUĞUMUZ HER BİRİ İÇİN BİR İŞE YARIYORDU.

İşte bu noktada birisi "Hayal Projelerimizden" bahsederse işte asıl komik olan bu olacaktır. Lisedeyken arkadaşlarına şiirin zevkini tattırdığını yazmışsın, gerçekten takdir ettim. O zaman bizi daha iyi anlıyor olman lazım, ama öncelikle sana tavsiyem önce bu oluşum, bu grup ve bu insanlar hakkında fikir sahibi olman, eğer düşüncesini eleştirdiğin kişiyi tanımıyorsan o eleştiri olamaz ve diğer çevrelerce de güvenilir bir kaynak oluşturamaz. Burası, bizim kendimizi aktif göstermek için, ya da birşeylere farkındalık göstermek uğruna sıradan konular hakkında birkaç cümle yazdığımız bir forum sitesi değildir.  Burası yıllardır, cahillikle, bilgisizlikle, zevksizlikle, kültürsüzlükle savaştığımız; tükenmeye yüz tutmuş estetik beğenilerini yaşatmaya çalıştığımız; sanatı, sanatçıyı, kültürü, tiyatroyu, resmi, müziği onu anlayarak yaşatmaya çalıştığımız; insanları etkilemek uğruna sanatımızın, kültürümüzün seviyesini düşürmediğimiz, insanlarımızın beğenilerini, sanatsal ve kültürel zevklerini geliştirmeye çalıştığımız, sahne çalışmalarımızın, grubumuzun, yuvamızın sadece sanal bir koludur. Burayı sadece kültür ve sanat hakkında konuşulan, konuşulanların havada kaldığı, insanların sadece kendi kültürel ve sanatsal egolarını tatmin ettiği bir yer gibi görmek büyük bir bilgisizlik ve cahillik olacaktır. Kaldı ki, sitemiz sayesinde hergün bizi yüz yüze göremeyen yüzlerce, binlerce insana ulaşıp projelerimizin daha da hayat bulmasını sağlıyoruz.

 

Dipnota dipnot: Hayat bir besin zinciri gibidir. Eğer insanları iyi eğitirsen, kültür ve sanat aşılarsan, insan bilinçlenir, farkındalaşır; bilgisini, becerisini, öğrenme güdüsünü tatmin etmek ister, gelişmek ister, öğrenmeyi öğrenmek ister. İşte o zaman, yani sen insanları eğittiğin, kültür ve sanatı aşıladığın zaman da işte o zaman “Sokakta Esrar İçen Mahmut” olmayacaktır, “Tiyatrodan, operadan çıkmayan Mahmut”, akşam sevdiği işinden evine gelirken eşine bir çiçek, çocuğuna bir oyuncak olan Mahmut, arkadaşlarıyla kimi zaman maç izlediği gibi sanat tartışmalarına da katılan, şiirlerini paylaşan Mahmut, ve işte o zaman sanat sitelerinde gezinen ve yorum yapabilen “Mahmut” olur. Yeter ki, biz karanlığa “Burası ne kadar karanlık” diyerek değil, karanlığa bir ışık yakmaya çalışarak karşı duralım...

 



Mesajı Yazan: terapist
Mesaj Tarihi: 04.Mart.2009 Saat 22:17
söylenecek söz yok yapılacak tek şey ClapClapClapClapClapClapClapClap


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 05.Mart.2009 Saat 08:41
Size katılıyorum Hocam.ClapClapClapClapClapClapClapClapClapClap

-------------


Mesajı Yazan: hazal_c
Mesaj Tarihi: 05.Mart.2009 Saat 18:30
Tuğhan Abi harikasın ClapClapClapClapClapClapClap


Mesajı Yazan: Ceyda
Mesaj Tarihi: 06.Mart.2009 Saat 15:47
tuğhan teşekkürler ve tebrikler cevabın muhteşem ClapClapClap


Mesajı Yazan: terapist
Mesaj Tarihi: 19.Ağustos.2009 Saat 11:00
Konuyu unuttunuzmu.. 


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 08.Kasım.2009 Saat 10:31
Ben Orhan Veli
 
Ben http://www.uludagsozluk.com/k/orhan-veli/ - ORHAN VELi . 1914'te doğdum. Bir yaşında kurbağadan korktum.
Iki yaşında gurbete çıktım. Yedisinde mektebe başladım.
Dokuz yaşında okumaya, on yaşında yazmaya merak saldım. On üçte http://www.uludagsozluk.com/k/oktay-rıfat/ - Oktay Rıfat 'ı on altıda http://www.uludagsozluk.com/k/melih-cevdet/ - Melih Cevdet ' i tanıdım. On yedi yaşında bara gittim. On sekizde rakıya başladım ve şarkı söylemesini çok sevdim. On dokuz yaşından sonra da avarelik devrim başlar. Yirmi yaşından sonra para kazanmasını ve sefalet çekmesini öğrendim. Yirmi beşte başımdan bir otomobil kazası geçti. Çok aşık oldum. Hiç evlenmedim. Ben ORHAN VELi...
 
Ben ORHAN VELi...
"Yazık oldu Süleyman Efendiye"
Mısra-i meşhurunun yazarı..
Duydum ki merak ediyormuşsunuz,
Hususi hayatımı,
Anlatayım:
Evvela adamım, yani
Sirk hayvanı falan değilim.
Burnum var, kulağım var,
Pek biçimli olmamakla beraber.
Bir evde otururum,
Bir işte çalışırım.
Ne başımda bulut gezdiririm,
Ne sırtımda mühr-ü nübüvvet.
Ne İngiliz kralı kadar
Mütevaziyim,
Ne de Celâl Bayar'ın
Sabık ahır usağı gibi aristokrat.
Ispanağı çok severim
Puf böreğine hele
Biterim
Malda mülkte gözüm yoktur.
Vallahi yoktur.
Oktay Rıfat'la Melih Cevdet'tir
En yakın arkadaşlarım.
Bir de sevgilim vardır pek muteber;
İsmini söyleyemem
Edebiyat tarihçisi bulsun.
Ehemmiyetsiz şeylerle de uğraşırım,
Meşgul olmadığım ehemmiyetsiz
Sadece üdeba arasındadır.
Ne bileyim,
Belki daha bin bir huyum vardır.
Amma ne lüzum var hepsini sıralamaya?
Onlar da bunlara benzer.
 
ORHAN VELİ KANIK


-------------


Mesajı Yazan: terapist
Mesaj Tarihi: 15.Kasım.2009 Saat 07:52
Orhan Veli anma gecemiz Bu harika gecenin fotoğrafları için

              http://picasaweb.google.com.tr/tiyatroterapy/OrhanVeliAnmaGecesi# - tıklayınız


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 15.Kasım.2009 Saat 14:10
Emeklerimiz hiç bir zaman boşa gitmedi ve gitmeyecek. Bir kişiyi bile aydınlığa ulaştırabilirsek, bizden daha mutlu insanlar olamaz. Muhteşem bir geceydi ve sanki orada sadece biz yoktuk.SmileClap

-------------


Mesajı Yazan: Misafir
Mesaj Tarihi: 16.Temmuz.2010 Saat 10:31
BİR DE RAKI ŞİŞESİNDE BALIK OLSAM.ClapClapClapClapClap

-------------



Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat

Bulletin Board Software by Web Wiz Forums® version 9.50 - http://www.webwizforums.com
Copyright ©2001-2007 Web Wiz - http://www.webwizguide.com